Merhaba Eses, defalarca bunun bir dünya sorunu olduğunu dile getirdim peki o zaman neden Türkiye’deki olaylar paylaşılıyor, Ve nerde ikamet ettiğimizi merak edip sormuşsun. Açıklayayım, şahsen ben Almanya da yaşıyorum ve de bir çok şeyi duyuyorum ve görüyorum aktif olarak da paritätische wohlfahrtsverband (belki duymuşsundur) iletişim halinde çalışmalarım oluyor, ayrıca sosyal medyanın gücüne inandığımdan “aktiv gegen kindesmißbrauch, wegschauen geht nicht!“ destekçisiyim. Yanı kısacası Türkiyeyi kötülemiyorum ve sadece orda bu tür şeyler yaşandığını idda etmiyorum, peki burda neden bunları paylaşıyorum? Şöyleki üyelerin çoğunluğu Türk kökenli olduğundan ötürü bilgilenmelerini istiyorum ve gözleri kulakları açılsın istiyorum. Bir elin nesi varsa, iki elin sesi var olduğuna inananlardanım çünkü. Burada ben Almanya’da yada başka bir ülkede şu oldu bu oldu diye yayınlasam kaç kişi tepkisini koyacak ve haykıracak? Kendi vatanında olan bitene sessiz kalmayı tercih eden sence başka bir ülke icin isyan eder mi ? Elbette ben ayırım yapmadan başka platformlarda sesimi duyurmaya devam ederim ama burda özüm icin mücadele etmeyi tercih ediyorum. Vatan haini ilan edildim, Avrupa savunucusu da oldum, küfür de duydum bakalım sırada ne var diye inadına bekleyeceğim. Almanya ne yaptı? diye sormuşsun birde, şöyle ki 2012 den 2017 ye kadar süren mücadelede galip gelindi ve yasa değişti artık çocuk yaşta ( Suriye, İran, Irak, Türkiye, libanon vs) gibi ülkelerde zorla evlendirilip Almanya’ya göç etmiş veya edecek olan kişilerin evlilikleri fes ediliyor ve devlet korumasına alınıp psikoloji destek ile kendilerine bir yaşam sunuluyor. Yeterlimi diye soracak olursan cevabım HAYIR! Gündeme tam hazır olmayan bir çok proje daha var. Saygılar
Yalova'da Eylül Umutlu'yu (6) kaçırıp, istismar ettikten sonra öldürdüğü iddiasıyla tutuklanan Murat Şahin Akyüz'ün (25), 'ağırlaştırılmış ömür boyu hapis' istemiyle yargılanmasına Yalova Ağır Ceza Mahkemesi'nde devam edildi. Mahkemede Eylül'ün acılı amcası Metin Umutlu, "5 yaşındaki çocuğun neyinden tahrik oldun" diyerek sanığa tepki gösterdi.Çınarcık ilçesi Koru beldesinde 31 Mayıs 2017 tarihinde, Aysel-Nurettin Umutlu çiftinin kızı Eylül, parkta oyun oynarken kayboldu. Baba Umutlu’nun kayıp ihbarı üzerine jandarma arama çalışması başlattı. AFAD ve belde sakinlerinin de katıldığı çalışmalardan sonuç alınamadı. Bir gün sonra ekipler, Umutlu Ailesi’nin evine yaklaşık 1 kilometre uzaklıkta, deprem sonrası terk edilmiş bir inşaatta, bavul içinde Eylül´ün cesedini buldu. Olayla ilgili, Eylül’ü arama çalışmalarına da katılan Murat Şahin Akyüz, gözaltına alınıp tutuklandı.
Yanlış anlamadım ama altında kinayeli birşey de aramadım. Türkiye medyası ki tarafsız olan gazetecilik den söz ediyorum, olayları net bir şekilde, mağdurların tam isimlerini vermeden yayınlıyor. Alman medyası ise istismar olaylarını uzun yıllar boyunca bir tabu olarak gördü ve haliyle birşey yayınlanmadı. Taki 1977 de EMMA dergisi çıkana kadar. Alice Schwarzer öncülüğünde piyasaya sürülen bu dergide, şiddete maruz kalanlar, istismara uğramış kişiler, açıkça yaşadıklarını anlatarak bir çok olay hatta çokça bahsettiğin kiliselerde yaşananlar gün yüzüne çıkmıştır ve hala çıkmaya devam ediyor. Yerel gazetecilere gelince bununla ilgili yanlış hatırlamıyorsam 2003 de Münih üniversitesi, okuyucunun nabzını ölçmek icin bir araştırma yapmıştı Almanya’nın 3 büyük haber kaynakları bir sene içerisinde istismar ile ilgili değişik şekillerde 1000 i gecik haber sundu ve milletin tepkisi aynen şöyleydi kadınlar mağdurların yaşını erkekler ise sadece cinsiyetini merak etti. Ancak Mağdurların yaşadıklarını detaylı bir şekilde anlatıldığında yardım kampanyaları tavan yaptı. Bizim milletimiz bu haberleri okuyunca ne merak ediyor ve ne tür bir girişimde bulunmak isterdi gerçekten bilmek isterdim. Kısacası her ülkede yandaş medya mevcut ve haber kaynaklarımızı en iyi şekilde kendimiz seçmemiz gerekiyor.
Katkılarından dolayı ben teşekkür ederim eses, elbette eğitim ve bilinçlendirme çok önemli, bunda hemfikiriz, bunun icin de uğraşıyoruz kendi çapımızda. Caydırıcı cezalar illaki gerekli ancak idam yasasının gelebileceğine inancım Yok malum insan hakları komisyonu bunun icin engel. Şerefsizliği yapanlara insan demek yanlış buluyorum ama varlık olarak maalesef ki öyleler
Teşekkür ederim pusu, eleştirmek ve eleştirilmek en doğal insanlık hakkıdır aslında ve anca konuşa, konuşa birlik ve beraberlik elde edilebilir, ne de olsa akıl akıldan hep üstündür. Adalet var diyipte Bir insanı düşüncesinden dolayı yargılamak çok basit bir örnek. Şahsen şu an izlediğim yolun doğru olduğuna inandığım için karınca kararınca bir mücadele, bir emek sarf ediyorum tıpkı senin gibi, zamir gibi ve bir çok kişi gibi. Biri gelmiş bana hain demiş, dinsiz demiş, solcu demiş ne yazar? Çıksınlar yanlışsın diyip doğru yolu göstersinler madem ama ...bana bir kişinin söylediği laflara sığınıp gelmesinler, kendi düşünceleri ve fikirleri ile gelsinler ki çağdaş, bilgili ve miras bırakabileceğimiz bir ortam kalsın.
Teşekkür ederim mehribancım, açtığım konularda seninde her daim katkın olmuştur, desteğin icin tekrar sağol. Kadın olmanın zorlukları heryerde çoktur, biraz da nerde büyüdüğüne ve nerde yaşadığına bağlıdır. Ama interneti kullanabilen kişilerin susmasına bende anlam veremiyorum belkide susarak tepkilerini gösteriyorlar tıpkı geçtiğimiz günlerde Amerika’da düzenlenen 1 milyonu gecik insanın silaha karşı protestosu (march for our lives) gibi. 17 yaşındaki emma gonzales sahnede toplam 6,5 dakika durdu, iki dakika konuştu ve 4,5 dakika susarak göz yaşları ile tepkisini gösterdi ama yürekleri burkarak yüzünü akıllara kazımayı başardı. Her türlü tepki mübah yeterki görmezden gelmeyelim.
Asansörde halvet. Battaniyeden tahrik. Ketçaptan şehvet. Kadın dayak yiyorsa şükretsin. Altı yaşında kızlar evlenebilir, kendimi yakmak için üstüme tiner döktüm, orucum bozulur mu?filan.Asrın liderimiz bile dayanamadı, Diyanet'i göreve çağırdı… “Meydanı bunlara bırakmamalı, din işleri yüksek kurulumuz bunlarla bizzat ilgilenmeli, tefsirde fıkıhta yetki sahibi, vasıflı hocalarımız var” dedi. Bu tip kişilerin sorunu din değil psikolojidir, bunun çözümünü diyanetten beklenemez. AKPnin kontrolünde yüzden fazla televizyon var. Eğer hakikaten memlekete faydalı işler yapmak isteniyorsa, “terbiyesiz hamileler” diyen tipleri TRT'ye çıkaracağına, psikoloji ile ilgilenen başarılı profesörler çıkartılsın. Bunca kadın cinayeti, bunca tecavüz, bunca çocuğa musallat… Dini cehaletle alakası yok kardeşim.Toplumun ruh sağlığı bozuk. Gerçek budur.
Adana'da kağıt ve plastik toplayıcısı Hüseyin Sevim (57), erkek çocuğu E.G.'ye (14) cinsel istismarda bulunduğu suçlamasıyla tutuklandı.İddiaya göre, 22 Mart akşamında Tuna Mahallesi’ndeki camiye yatsı namazı için giden vatandaşlar, cami yakınlarındaki boş alanda Hüseyin Sevim’i, E.G.’ye cinsel istismarda bulunurken yakaladı. Çevredekiler tarafından çağrılan polisler, Hüseyin Sevim’i gözaltına aldı.
Zaten cezalar kademelendirilmiş şekilde. 12 yaşın altı, 12-15 yaş arası, 15-18 yaş arası diye şu andaki ceza hukukumuzda bu kademelendirmeler var. Biz özellikle 12 yaş altındaki tecavüzlerde cezayı çok ağırlaştırıyoruz. Öbürlerinde de cezalar ağır ama burada çok daha ağırlaştırıcı hükümler getiriyoruz. Bir de eğer şiddet varsa, eğer bir yakınlık, yani suçu ağırlaştıracak bir husus varsa müebbet hapse varacak şekilde cezaları ağırlaştırıyoruz.
Bu nasıl bir mantık? Yaşın ne önemi var birde öbürlerinde demiş yaw daha ağır suç unsuru var mi Yok şiddet, cana kast ve yakınlık varsa ne demek tecavüzün hafifletici bir yanı Yok, her biri ağır bir suç ha 12 yaş altı ha üstü. Sunacakları yasa tasarısını henüz görmeden bu yolun yanlış olduğunu ve bu durumda 12 yaş üstün istismarın onay gördüğünü görüyoruz benim mi içim fesat yada sadece bana mi yanlış geliyor bilemedim
Diziler konusunda haklisin pusu, bu da yıllardır düzeleceği yerde daha da ağır bir hal almaya başladı. Savaşa ve silaha teşvik edici unsurlar haddinden fazla hatta Osmanlı döneminin ele alındığına çokça şahidiz, bunların tarihe ne kadar yakın bir şekilde anlattıkları da meçhul ama her birinin dediğin gibi insanların üzerinde çok büyük etkileri var. Dizilerin başlarında şiddet ve korku içerikli olduğunu belirten kısa bölüm olmasına rağmen pek umursanmıyor, küçücük çocuklar yinede izliyor, bu duruma ancak veliler el koyabilir ama onlarda pek ilgili görünmüyor gibi. Yeri gelmişken “ Rusya’dan türeme ölüm oyununu” hatırlatmak istiyorum. Bir çok çocuk bu oyun yüzünden canını kıydı, elbette bu en başta anne ve babanın görevidir ama 7/24 takibe alınamadığı icin büyük bir sorun. Twitter, YouTube gibi kaynaklar istendiğinde kapatabiliniyor peki bu oyun neden hala piyasada diye sormak gerek
Oy toplamak icin zamanında iyi yapılmış bir stratejiydi onu kabul ettik idam cezasının gelmeyeceğini bile bile bu insanlar nasıl inandı hala çözemedim. Yaşam yol ve köprüden ibaret değildir dedik dinletemedik, insanlık kömür ve erzaktan geçmez dedik duyuramadık yığınla adaletsizlik yaşandı ve yaşanıyor yine anlatamadık, bu uykudan uyandırmak icin daha kaç kişinin Canı yanması gerekiyor.
Afyonkarahisar'ın Şuhut ilçesinde bir ilkokulda 5'i kız 13 çocuğa cinsel istismarda bulunduğu iddia edilen D.C. (17) tutuklandı.Şuhut’ta bir ilkokulda, farklı zamanlarda öğrencilerin eşyalarının çalınması üzerine okulda inceleme başlatıldı. Öğretmenler okulda inceleme yaparken bazı öğrenciler okula zaman zaman köyde oturan D.C.’nin geldiğini, bu kişinin kendilerine cinsel istismarda bulunduğunu söyledi. Öğrencilerin iddiaları üzerine durum velilere ve jandarmaya bildirildi. Velilerin şikayetinin ardından istismar iddiasında bulunan 4 erkek çocuk, Afyonkarahisar Devlet Hastanesi Çocuk İzleme Merkezi’nde pedagog eşliğinde ifade verdi. Çocuklar D.C.’nin okuldan 5 kız ve 4 erkek öğrenciye daha istismarda bulunduğunu ileri sürdü. Bu çocuklar da aynı doğrultuda ifade vererek, D.C.’nin cinsel istismarı cep telefonu kamerasıyla kaydettiğini belirtti.