13 yaşındaki mağdur kız, şüpheli Yüksel A.'nın evinde temizlik amacıyla çalışmaya başladı. O zamanlar henüz 10.5 yaşında olan küçük kız, 2.5 yıl boyunca burada çalışti simdi bu insanlikmi yoksam serefsizlikmi kavatlarlar
İZMİR'in Bayraklı ilçesinde okul servis minibüsünde 3 kız öğrenciye, farklı zamanlarda birçok kez cinsel istismarda bulunduğu iddiasıyla tutuklu yargılanan servis şoförü E.A. (63), 25 yıl hapis cezasına çarptırıldı.
Mahkeme heyeti, sanığa A.G.K.'ye yönelik cinsel istismarından dolayı 8 yıl hapis cezası verirken, eylemin birden fazla kez gerçekleştirmesinden dolayı cezası arttırılarak 10 yıla çıkardı. Sanığın duruşmalardaki iyi halinden dolayı cezası 8 yıl 4 aya indirildi. Diğer iki mağdura yönelik cinsel istismarından dolayı da aynı hükümleri uygulayarak ceza veren mahkeme heyeti, sanığın tutukluluk halinin devamına karar verdi. Sanık E.A., toplamda 25 yıl hapis cezasına çarptırıldı.
“Dindar nesil oluşturacağız,” “Müslümanların önünü açacağız,” “bazı köşeleri kapıp yumuşak bir geçişle İslam toplumunu kuracağız” vaatleriyle Müslümanlardan aldıkları oylarla, hükümet oldukları günden bugüne kadar ki istatistiklere bakıldığında karşımıza vahim bir tablo çıkıyor: Dinimize göre haram sayılan içki, kumar, zina gibi kötülükler artma göstermiş, toplum her geçen gün daha çok bataklığa sürüklenmiştir. Tüketiciler Birliği’nin raporuna göre 2003-2008 yılları arasında içki tüketiminde büyük bir artış olmuştur. 2003’te toplam tüketilen içki miktarı 505.474.070 litre iken, 2008’de 943.819.952 litre olmuştur. 2015’te bu rakam 1 milyar 41 milyon litreye çıkmıştır. Yine TÜİK ve Milli Eğitim Bakanlığı’nın verilerine göre, toplumsal bozulma son 13 yılda korkutan boyutlara ulaşmıştır. 2002’den bu yana fuhuş yüzde 790, uyuşturucu bağımlılığı yüzde 678, çocukların cinsel istismarı yüzde 434, adam öldürme yüzde 261, boşanma oranları yüzde 37 artmıştır. Kumarda 3-4 kat artış olmuş hatta devlet eliyle oynatılan/teşvik edilen şans oyunlarında en fazla kârı devlet elde etmiştir.1 Nasıl bir devlet anlayışıdır ki, toplumunu kumardan ve zararlı alışkanlıklardan men edeceğine, buna yönelik önlemler alacağına, o toplumu daha çok teşvik ediyor ve hatta kendisi bu gibi durumlarda ekonomik anlamda kâr elde etmeyi önceliyor. Haramları cazip hâle getirip teşvik etmekle haramlarla mücadele söz konusu olabilir mi?
Zina Yeniden Suç Değil!
TBMM, 2004 yılında iktidar ve ana muhalefetin uzlaştığı metin üzerinde Türk Ceza Kanunu reformunu görüşürken, AKP ‘zina’nın tekrar suç sayılması için girişimde bulundu. Zinanın tekrardan suç kapsamında sayılması için hükümetin eline bir fırsat geçmişti. Maalesef muhalefetin baskısı, Avrupa Birliği’nin zinanın tekrar suç sayılmasının tam üyelik müzakerelerine geçişi etkileyebileceğini söylemesi üzerine geri adım atıldı ve yeni TCK 26 Eylül 2004’te yasalaştı, 12 Ekim 2004 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak zina suç olmaktan çıkarıldı.